logo

  • Bize Yazın

    samurbilgisayar@gmail.com
  • 7/24 Bize Ulaşın

    0850 562 16 24
DETAY

Casper Excalibur G500 incelemesi “Küçük Excalibur geldi”

Elimizdeki ürünün tam modeli G5K.6700-D665P olarak geçiyor, G500 modelleri arasında konfigrasyon ve haliyle fiyat farkı var.
Excalibur G500 siyah-yeşil temalı parlak ve hoş görünen bir kutuyla geliyor. İçerisinden dizüstünün kendisi, alışılageldik dökümantasyonlar ve normal boyutlarda, 360 gramlık bir adaptör çıkıyor.
G500 kaslı çizgilere sahip, arka kapak alüminyumdan imal edilmiş, soğuk metal hissi güçlü ve dokunması hoş bir yüzey var burada, yalnız biraz parmak izi mıknatısı. Spor araç kaputunu andıran inişli çıkışlı yüzeydeki çizgilerinin yanısıra ekran aydınlatmasından faydalanan, parlayan turuncu şeritler G500’ün oyuncu dizüstüsü temasını vurgulamış.
Ortalarında G500 serisine özgü simge ve Excalibur logoları bulunuyor, zaman içerisinde kabartmalı, daha kaliteli bir logoya yer verilebilir.
Köşeli ve sert çizgilerin hakim olduğu dizüstü 2.9cm kalınlığında, altı bol hava girişi sağlanacak şekilde dizayn edilmiş ve genişçe topuklara yer verilmiş. Uyarımı yapayım, kendiniz parça yükseltmesi yapamıyorsunuz, bataryayı çıkarmanın bile cihazı garantiden çıkarması ilginç doğrusu. Bol vidalı kapak kolay çıkıyor, tırnaklarıyla çok cebelleşmiyorsunuz. Altında ilk olarak yük altında bir oyuncu dizüstüsü için normal diyebileceğimiz seviyede ses çıkaran iki fanı ve kısa ısı iletim boruları dikkat çekiyor. Çift kanal olarak çalışan RAM’ler ve iki M2 sata portunun birinde bir SSD var.
Dizüstünün solunda iki tane birinci jenerasyon USB 3.1 girişi, ses giriş-çıkışları ve DVD sürücüsü bulunuyor. Sağında ise RJ-45 portu, yine birinci jenerasyon USB 3.1 girişi, Type C portu ve kart okuyucu konumlandırılmış Type C portunun ardındaki hız birinci jenerasyon USB 3.1 standardında, yüksek enerji aktarımı destekli, sadece bu portta hızlı şarj yapabiliyorsunuz.
Dizüstünün arkasında ise güç girişi, iki Mini Display portu ve HDMI 1.4 portu var. HDMI üzerinden Full HD’de 60Hz, 2K ve 4K’da 30Hz, Mini Display portundan ise 4K 60Hz görüntü almak mümkün.  Sıcak hava spor araç egzozu görünümlü çıkışlarla arkaya yönlendirilmiş.
Menteşeler hem hoş görünen hem de ideal sertlikte menteşeler, kapağı hangi hızla kaldırırsanız kaldırın yalpalamıyor, ekranı durduğu yerde de sabit tutuyor.
Altında beyaz renk aydınlatmalı mat bir çiklet klavye var. Parmak izi tutmaya pek müsait olmayan tuşlar orta sertlikteler, ancak pek diri değiller. İçeri kattettikleri mesafe ne kısa ne uzun, geri dönüt hissiyatlarında aksi bir durum yok, hafif sesliler yalnız. F tuşlarına multimedya fonksiyonları atanmış, FN ve F kombinasyonuyla kullanılabiliyorlar. WASD tuşlarındaki kırmızı işaretçileri dışında açıkçası normal bir dizüstü klavyesi diyebiliriz.
Touchpad gayet iyi, hareketlerinizi pürüzsüz ve atlamasız algılıyor, varsayılan hızı ideal kıvamda. Klikli değil de tuş şeklinde sağ sol tık, yumuşak ama hızlı tuşlar bunlar, ortalarında da bir parmak izi okuyucu konumlandırılmış, düzgün çalışıyor. Konumu itibariyle eliniz WASD’nin üzerindeyken touchpad’e değebiliyorsunuz, zaten oyun oynarken harici bir fare kullandığınız için touchpad’i kaparsınız. En nihayetinde touchpad’e işiniz düştüğünde görevini hakkıyla yapıyor.
Klavyenin etrafı sert diri plastikten, istediğiniz kadar yaslanın, yüklenin esneme veya çıtırdama yapmıyor, bu da kalite hissiyatını ister istemez güçlendiriyor.
15.6 inç boyutunda LG üretimi Full HD, AH-IPS bir panel var karşımızda, mat, yansıması az bir ekran genel itibariyle. Normal boyutlarda çerçevelere ve 700:1 kontrast değerine sahip ekranın renkleri açıkçası pek canlı değil ama ton ayrımında sıkıntı yok gibi görünüyor. Beyazlar bir tık sarıya kaçık, rahatsız edici değil, siyahlar ve koyu tonlar ise gayet derinler, beğendim doğrusu. Bakış açıları da sıkıntısız ekranın tepki süresi ise orta-iyi arası bir yerlerde diyebilirim, sadece CS:GO gibi yüksek tempolu oyunlarda tepki süresini az da olsa hissediyorsunuz, yorucu ve limitleyici değil.
Ekranın maksimum ışığı kapalı ortamlar için yeterli diyebileceğim seviyede, açık alanlarda yansıma yapmıyor belki ama görünürlük düşüyor hayli, kapalı alanlarda oyun oynayacağınız için sıkıntı yok diyebiliriz ama maksimum ışık bir tık daha yüksek olabilirdi.
Ekrana güç veren donanımların başında Intel Core i7 6700HQ ve GTX960M geliyor. 4 çekirdek 8 izlekli, 6MB önbellek ve 45W TDP değerine sahip işlemci baz olarak 2.6GHz’de, tüm çekirdekler aktif Turbo ile 3.1GHz’de çalışıyor.
GTX960M’in 4GB GDDR5’li sürümünün çekirdek hızı baz olarak 1097, Turbo ile 1176MHz’e kadar çıkabiliyor. 128-bit  veri yoluna sahip ekran kartı DirectX 12 destekli ama Feature Level 11_0, yani sadece giriş seviyesinde performans iyileştirmeleri sunuyor.
Crucial marka 32GB DDR4 2133Mhz RAM bu ikiliye eşlik ediyor. Depolama tarafında Kingston’un 480GB’lık bir M2 sata SSD’si ve Toshiba’nın 1TB 5400rpm 8MB önbellekli HDD’si var. SSD seri çalışıyor tabii, sıralı 497MB/s okuma ve 472MB/s yazma hızına sahip, Windows açılışı, oyun yüklenme süreleri, Adobe Premiere deneyimi gayet iyi. HDD ise  sıralı 111MB/s okuma ve 110MB/s yazma hızına sahip, sessiz bir depolama birimi olarak kullanabilirsiniz, erişim süresi biraz daha düşük olabilirdi gerçi.
İkilinin oyun performansını ilk olarak GTA 5’te test ettik, Full HD’de 2X kenar yumuşatma, tüm ayarlar tam açıkken 28 kare/saniye elde ediyor, ufak tefek ayar düşürerek 30 karenin üstüne çıkılabilir ama kenar yumuşatmadan fedakarlık edip ayarları Ultra değil de High’a alırsanız eğer 55-60 kare/saniye elde edebilirsiniz.
Rise of the Tomb Raider testinde ise DX12 ve DX11 şeklinde iki test gerçekleştirdik, DX12’de kenar yumuşatma açık ve yüksek ayarlarda 32 kare/saniye elde ettim, DX11’e aldığımda küsürat farkıyla çok benzer bir sonuç çıktı. DX12 ve orta ayarlarda ise 37 kare saniye elde ettim. Minimum ve maksimum kare/saniye farkı gözlerden kaçmıyor.
Assassins Creed Syndicate’de Full HD, kenar yumuşatma ve High ayarlarda 37 kare/saniye elde ettim, orta ayarlar ve kenar yumuşatma kapalı halde 45-50 kare/saniyeye çıkabiliyorsunuz.
Witcher 3 testinde yüksek ayarlar ağır geldiği için Full HD de orta ayarlar seçtim, kenar yumuşatma kapalı halde 36 kare/saniye elde ettim, yeterince akıcı çalışıyor.
Project Cars testinde ise Full HD, tüm ayarlar açık ve 2X kenar yumuşatma ile 54 kare/saniyelik bir skor aldım, bir yarış oyununda ihtiyacınız olduğu kadar seri çalışıyor.
Tüm bu oyun maratonundan sonra ısıları merak ettiniz eminim, işlemci maksimum 81 ekran kartı ise maksimum 75 dereceye ulaştı, maksimum fan devriyle bir oyuncu dizüstüsü için normal seviyede fan sesi yapıyor, ısılar da aslında bir oyuncu dizüstüsü için düşük bile. Sebebi ise şu, oyun esnasında işlemci normalde Turbo ile 3.1GHzde çalışabilecekken 2.6GHz’de çalışıyor, performans anlamında şahsen gözle görülür olumsuz bir etkisini görmedim, yine de GTX960M’yi taşıyacak güce sahip oluyor. Özetle işlemci ve ekran kartı aynı anda tam yükte çalışırken ürettiği ısıyı azaltabilmek adına bir sınırlama getirilmiş.
Sadece işlemciye yüklenen uygulamalarda Turbo hızı 3.1GHz’de çalışabiliyor, yalnız işlemci ısısı 95 derece civarlarında geziyor. Otomatik fan ayarları sebebiyle dizüstü bir anda yük altına girince fanlar yeterince hızlı bir şekilde yüksek devir moduna girmiyor, bu yüzden fan ayarlarına kendiniz el atmanız daha faydalı olur.
Bataryayı değerlendirelim, oyuncu dizüstülerinde sıradan bir durum fişten çıkardığınızda ekran kartı hayli yavaşlıyor, CS:GO gibi oyunlarda görüntü kalitesini düşürerek, tam ekran ışığıyla 1 saat 40 dakika kadar oyun oynayabiliyorsunuz. Günlük internette sörf ve medya tüketimi karışık bir kullanımda, güç koruması modu ve %50 ışıkla 3 saat civarı bir kullanım süresi var, bir oyuncu dizüstüsü için iyi değerler diyebilirim.
2.0 kurulumundaki, kullanıcıya bakan hoparlörlerlerin maksimum sesi iyi, küçük bir odayı doldurmaya yetiyorlar, detay güçleri de hiç fena değil açıkçası, kurulumları gereği bass ve tok tonlarda pek gövde gösterisi yapamıyor tabii. Oyunlar tarafında ise açıkçası yeterlinin üstünde olduğunu söyleyebilirim, mesela CS:GO’da silah sesleri gayet net ama o vurucu tonlar çok hissedilemiyor, bu kurulum için normal.
Casper Excalibur G500 serisi aydınlatmalı şeritlerle alüminyum kapağı hoş, menteşeleri ideal sertlikte ve malzeme kalitesi anlamında üzmeyen bir dizüstü. Donanımsal anlamda 32GB RAM, 2 Display Port çıkışı, Type C portu benim özellikle dikkatimi çekiti, ram miktarı konfigrasyonu genel donanım segmentini göz önüne alınca biraz fazla belki ama 480GB SSD hızlı ve geniş bir alan sunuyor.
Soğutma tarafında daha kaslı ve başarılı bir çözüme gidilebilirmiş açıkçası, zira gördüğüm kadarıyla sınırlarda oynuyor. Oyun performansı ise günümüz oyunlarını orta-üst karışık ayarlarda akıcı şekilde açmak için yeterli.
16GB RAM ve 240GB SSD’li sürümünün de rakipleriyle benzer fiyatta olduğunu ekleyelim, kimi rakiplerinden aydınlatmalı klavye, ama çoğundan da 4K 60Hz destekli bol görüntü çıkışı ve Type C portuyla sıyrıldığını söyleyebilirim.
Böylelikle bir inceleme videomuzun daha sonuna gelmiş olduk, bir sonraki videoda görüşmek üzere hoşçakalın.